Murat Birol Aydın

Ignorance is bliss.

"Sinema" kategorisindeki yazıları görüntülüyorsunuz

EJDER KAPANI

forum resmi

Konusu

Yapımcılığını TMC Film’in üstlendiği “Ejder Kapanı”nda Uğur Yücel, aynı zamanda Asayişler Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı’nı, Kenan İmirzalioğlu Cinayet Büro Amiri’ni, Nejat İşler gazi komandoyu, Berrak Tüzünataç stajyer polisi canlandırıyor…

Uğur Yücel‘in daha önce Sibel Can‘a önerdiği, ancak Can‘ın özel sebeplerden dolayı kabul etmediği pavyon kadını rolünü ise Ceyda Düvenci oynuyor.

Polisiye – gerilim tarzında olan sinema filmindeki aksiyon sahnelerine Fransa’dan getirilen özel bir ekip teknik destek veriyor. Aksiyon sahneleri Luc Besson tarafından çekilecek ve ayrıca bu sahneler için Fransa’da özel arabalar tasarlandı. İstanbul’da çekilen filmde kalabalık figürasyon ekipleri de görev alacak.

okumaya devam edin…

Adını duymaya alışık olmadığımız John August tarafından yazılıp yönetilen The Nines filminde Ryan Reynolds ve Hope Davis başrolleri paylaşmış fakat ben daha çok Melissa McCarthy‘nin performansına dikkat çekmek istiyorum.  Gilmore Girls dizisinden de tanıyabileceğiniz aktrist hem performansı hem de şirin görünüşüyle değme aktristlere taş çıkartıyor. Birçoğumuzun katıldığı  ”Şişmanlar güzel olamaz.” tabusunu da yerle yeksan ediyor. Ryan Reynolds performansıyla ancak vasat puan alıyor. Filmde hangi türden ararsanız bir parça bulabiliyorsunuz. Romantizm, drama, gizem ve bilimkurgu…

Ayrıca kurgu da hoşuma giden diğer bir özellikse filmin birkaç bölümden oluşması ve sonunda hepsinin bir araya gelip çözüme kavuşması.

Öyleyse ne yapıyoruz? Vaktimiz varsa bu filmi izliyoruz!

8/10

Return to Me (2000)

Gizli Dosyalar(The X Files) dizisinden tanıdığımız David Duchovny‘nin dayanılmaz huysuz oyunculuğuna rağmen oldukça başarılı bir yapım olmuş. Esas kızımız Minnie Driver‘ın şirinliğinin bunda payı oldukça büyük. Ayrıca Bonnie Hunt‘ın da ilk yönetmenlik denemesi olması oldukça ilgi çekici.

Aslında biraz Yeşilçam filmlerini andırıyor senaryo itibariyle…

Neden derseniz;  esas oğlanımızın eşi vefat eder o sırada kalp yetmezliğinden muzdarip olan Minnie’nin ihtiyacı olan kalp bulunmuş olur. Hayatında yapmak isteyipte yapamadıklarını yapabilecektir artık… Bundan sonrasını tahmin edebileceğinizi varsayıyorum. Kader ağlarını örecektir ve karşımıza inanılmaz eğlenceli bir film olarak çıkacaktır.

Filmde Robert Loggia, James Belushi, David Alan Grier, Eddie Jones gibi isimlerin başarısını unutmamak gerekli. Kullanılan mekanlardan birisi de bir İtalyan restorantıdır ve italyan kültürü oldukça betimlenmiştir filmimizde.

Uzun zamandır bu kadar -bilmiyorum doğru bir tabir mi olacak- büyülü bir romantik komedi izlememiştim diyebilirim.

9,5/10 (giden yarım puan da David Duchovny’nin huysuzluğundan.)

Julie & Julia (2009)

Yemek yapmayı ve yemeyi seven izleyicilerin hem gözüne hem de gönlüne hitab eden bir yapım daha karşınızda…

You’ve got mail filminin yazarı ve yönetmeni olan Nora Ephron imzası taşıyan filmimiz iki gerçek hikayeden esinlenilerek sinemaya kazandırılmış. Bir yanda Meryl Streep ve Stanley Tucci gibi usta iki isimle geçmişte yaşanan hikaye anlatılırken diğer tarafta Amy Adams ve Chris Messina gibi iki genç isimle efsaneleşmiş Julia Child’ın tariflerini denemeye ve hepsini bir yıl içinde yapmaya cüret eden hikaye olmak üzere iki boyut gözümüze çarpıyor.

Genç Julie karakterimiz hayatın tek düze şeklinden sıkılmış ve içinde bulunduğu ruh halinden sıyrılabilmek adına eşi ile bile arasının bozulmasını göze alarak içindeki yemek yapma aşkıyla bir yola koyulur ve internette bir blog yazmaya başlar. 365 günde 524 tarif sloganıyla başlayan serüvenimizi izlemeden önce hazırlık olmanızı tavsiye ederim zira o yemekler insanın karnı tok olsa da gözünü acıktırıyor. Yapılan yemekler öyle böyle değil çünkü…

okumaya devam edin…

The Bucket List (2007)

The Bucket List (2007)

Jack Nicholson ve Morgan Freeman gibi sinemanın vazgeçilmez aktörlerini bir araya getiren When Harry Met Sally ve A Few Good Men gibi başarılı yapımları olan yönetmen Rob Reiner‘ın yönetmenliğinde 2007 yılında yapılmış Macera/Komedi/Dram filmi gözlerimizi yaşartmakla kalmıyor insanı kendi Bucket List’ini oluşturmaya itiyor

Filmimizin hikayesi şöyle gelişiyor;

Kanser hastası olan Carter(Morgan Freeman) hastanede tedavi görmektedir. Şans eseri kendisi de kansere yakalanan Edward(Jack Nicholson)  Edward’ın hastanede her odada iki hasta bulunmalı tutumu sayesinde aynı odaya düşerler ve ilk tanışmaları hiç de hoş olmaz. Fakat huysuz ihtiyar Edward’a rağmen ikili kısa sürede kaynaşır. Nasıl olsa hayatlarının son demlerini yaşamaktadırlar ve Carter’ın ölmeden önce yapılacaklar listesini Edward’ın görmesiyle birlikte bir yolculuğa çıkmaya karar verirler. Sevecen ikilimiz dünyada gezilmedik toprak bırakmayacaktır. Ancak sonuçta dönüp dolaşıp kendi vicdanlarında yıllardır arka plana ittikleri hesaplaşmaları yapmadan hayata gözlerini yummayacaklardır.

Carter karakterimiz bile kişiliği ile ön plana çıkarken Edward karakterimizse zengin ve kimseyi umursamaz olarak bize sunulmuş. Tabii ki bu rol için Jack Nicholson’dan daha iyi bir aday olamazdı.

Filmde ne görsel efekt var ne cinsellik ne de gereksiz siyaset veya politika… Film tamamen hikayemiz üzerine kurulu ve bu rotadan hiç sapmıyor. Aksine sizi kendisine doğru çekiyor. İnsan hayatının ne denli gereksiz ayrıntılardan oluşmuş olduğunu bir ayağı çukurdaki yaşlı delikanlılarımızla birlikte yaşıyoruz. Yeri geliyor tatlı bir tebessüm ettiriyor yeri geliyor gırtlağımız yutkunmalarımızda  acıyor adeta.

Uzun lafın kısası ”The Bucket List” adında bir film var. İzleyin ve izlettirin efendim. Pişman olmazsınız.

Hatta ve hatta filmden sonra bir kağıt-kalem alın elinize ve kendi ”Bucket List’inizi” karalayın derim.

2012

2012

G.I. JOE: KOBRA’NIN YÜKSELİŞİ

G.I. JOE: THE RISE OF THE COBRA

Konusu

Bir önceki ortak çalışmaları Transformers ile dünya çapında büyük bir gişe başarısı sağlayan Paramount Pictures ve Hasbro, yine olağan üstü bir macera-aksiyon filminde bir araya geldi.

G.I. JOE ekibi, Mısır çöllerinden, kutup buzullarının altındaki sulara varana kadar her yerde en gelişmiş casusluk ve askeri ekipmanları kullanarak, yozlaşmış silah satıcısı Destro ile, gizemli Cobra örgütünün dünyayı kaosa sürüklemesine engel olmaya çalışıyor.

G.I. Joe: The Rise of Cobra‘ nın yönetmenliğini The Mummy ve The Mummy Returns filmlerinden tanıdığımız Stephen Sommers yapıyor.

Notlar

Çoçukluğumuzdan bildiğimiz G.I. Joe oyuncaklarının da nihayet filmi çekilmeye başlandı. İlk resimler de yayınlandı. Filmin yönetmenliğini Stephen Sommers (The Mummy and Van Helsing) yapacakmış ve Paramount Pictures, Transformers serileriyle verdiği tadı, bununla da yaşatacakmış. Öyle diyormuş kendileri…

okumaya devam edin…